|
Kendi kalesine gol atmak böyle bir şeydir işte; bir eşini daha bulamazsınız. Tıpkı Tayyip Erdoğan hükümetinin ülkenin önde gelen medya grubuna vergi kaçırdığı gerekçesiyle kestiği 3.2 milyar dolarlık para cezası gibi. Ankara’nın hızı kesilen AB üyeliği girişimi Fransa ve Almanya gibi üye devletlerden düşmanlık görürken, Erdoğan’ın yeni İslamcı partisi AKP Türkiye’nin laikleri tarafından daima kuşkuyla karşılandı. Bu keyfi ceza, AKP hükümetinin en sert muhalifleri açısından Tanrı’nın bir lütfu adeta. İçerdeki darbeci Kemalistler ve AB’deki yabancı düşmanları şimdi kısmen haklı olarak, Erdoğan’ın Türkiye’sini Putin’in Rusya’sıyla kıyaslayabilir. Geri alınması gerekiyor Erdoğan’ın Türkiye’nin görsel ve yazılı medyasının yarısından fazlasına sahip olan Aydın Doğan’la çatışması, bir hınç maçına benziyor. Vergi meselelerinden doğrudan sorumlu olan Maliye Bakanlığı geçen ay vergi kaçırdığı iddiasıyla Doğan grubuna 2.5 milyar dolarlık bir para cezası verdi. Işık hızıyla çalışan bir taksimetre gibi yazan cezalar ve faizle birlikte bu meblağ 3.2 milyar dolara çıkmış durumda. Doğan şubatta verilen başka bir karara itiraz etmek için zaten 500 milyon dolar teminat gösterdi ve holdingin toplam değerine yakın olan İfade özgürlüğü AB’nin temel kuralı Söz konusu ceza Türkiye’nin Erdoğan yönetiminde gerçekleştirdiği gerçek demokratik ilerlemelere gölge düşürüyor. Erdoğan 2007’deki ezici seçim zaferini, generallere karşı demokrasiye oy veren Türklere borçlu olduğunu hatırlamalı. Erdoğan AB’nin en önemli ve temel kurallarından birisinin ifade özgürlüğü olduğunu da unutmamalı. Öte yandan bazı AB üyeleri de Türkiye’yi jeopolitik belirsizliğe itmekte ne kadar başarılı olurlarsa, bu ülkenin anayasal devriminin o oranda tersine dönme riski olduğunu idrak etmeli.
.117 |



