Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    KONYA 30.07.2010
İmsak
-
4:05
Güneş
-
5:44
Öğle
-
13:03
İkindi
-
16:51
Akşam
-
20:10
Yatsı
-
21:41
Yazı Karakteri Boyutu:
   
İkinci büyük kriz geliyor
06 Temmuz 2009 Pazartesi 11:41
VERSO Araştırma Şirketi'nin sahibi araştırmacı Erhan Göksel, Ekim 2009'da ikinci büyük bir kriz dalgasının geldiğini belirterek, iktidarın bu krizi kaldıramayacağı için 2010'un ilk çeyreğinde baskı

VERSO Araştırma Şirketi'nin sahibi araştırmacı Erhan Göksel, Ekim 2009'da ikinci büyük bir kriz dalgasının geldiğini belirterek, iktidarın bu krizi kaldıramayacağı için 2010'un ilk çeyreğinde baskın erken seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü.

  • İkinci büyük kriz geliyor -

VERSO Araştırma Şirketi'nin sahibi araştırmacı Erhan Göksel, Ekim 2009'da ikinci büyük bir kriz dalgasının geldiğini belirterek, iktidarın bu krizi kaldıramayacağı için 2010'un ilk çeyreğinde baskın erken seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü.

Afyon'da Genç Atılımcılar Derneği'nin düzenlediği "Kurulmakta Olan Dünya Ekonomisinde Türkiye'nin Rolü" başlıklı konferansta konuşan Göksel, Ekim 2009'da ikinci bir büyük kriz dalgasının geldiğini ve bu krizin yine küresel orijinli bir kriz olacağını belirtti. ABD'nin yayınladığı son verilere bakıldığında ekonominin dip yapacağının çok net biçimde görüldüğünü kaydeden Göksel, şunları söyledi:

"ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre yüzde 9,5'luk işsizlik rakamı son 26 yılın en yüksek işsizlik rakamı. Sadece Haziran ayında ABD'de 467 bin kişi işsiz kalmış. Bununla birlikte, ABD'de Obama'nın başkanlığa geldiğinden bu yana geçen 5 aylık zaman zarfında tam 1 trilyon 362 milyar dolar basılarak kriz finanse edilmeye çalışıldı. Obama'nın açıklamalarına göre bu yıl ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH'nın yüzde 12,5'i gibi akıl almaz bir açık. ABD anlaşılıyor ki; dolar basarak bu krizin maliyetini ABD-dışı ekonomilere fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu yutmuyor ve reaksiyon gösteriyor. ABD ve gelişmiş piyasalar bu politikaya itibar etmemeye başladı. Bu hafta borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu; Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? Çünkü bu sefer monaterize olan piyasalar enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalacaklar. Talebin artmaması, üretimin daralması üstüne, ayrıca hem işsizlik hem enflasyonist baskının olduğu bir ülkede ağır kriz şartları ortaya çıkmış demektir. ABD'de bu menfi durumun etkileri, Ekim 2009'dan itibaren ikinci bir dalgayla daha açık ortaya çıkacaktır. Ayrıca unutulmaması gerekir ki; ABD'de kriz olması demek Avrupa'da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa'nın en büyük ticaret partneri ABD'dir. Avrupa'da kriz olması ise, Türkiye'de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir; zira Türkiye'nin de en büyük ticaret partneri Avrupa'dır."

'Hasta Adam' rolü yeniden biçiliyor

"Türkiye'ye bugünkü Küresel Dünya'da biçilen rol, ekonomik anlamda 'gölge ekonomisi' olma rolüdür. Siyasi olarak biçilen rol ise; Bölgede kurulmakta olan Kürt Devleti'ne 'gölge etmeme' rolüdür" diyen Göksel, sözlerini şöyle sürdürdü: "1853'te ortaya atılan 'hasta adam' tezi sonuçta yeniden gündeme gelmiştir. Geçen hafta yayınlanan ünlü Newsweek dergisi Türkiye için aynen 'hasta adam' başlığını kullanmıştır. Bu büyük global oyunda Türkiye'ye biçilen rol; hiçbir zaman sahada aktif oyuncu rolü olmamıştır, olmayacaktır. Bu bakımdan, geleceğin dünyasında Türkiye'nin önemli bir ülke konumunda olmadığını üzülerek söylemek zorundayım. Kendimize önem atfeden maalesef sadece biziz, Türkiye'de 'hamaset' daima iç politika malzemesinin besin kaynağı olmuştur."

"Kriz, iktidarı erken seçime zorlayacak"

Büyüyen bu açıkla iktidarın bu krizi kaldıramayacağını ifade eden Göksel, Hükümet'in 2010'un ilk çeyreğinde erken baskın seçime gitmek zorunda kalacağını öne sürdü. Göksel, "Önümüzdeki Ekim - Kasım döneminde krizindeki bu ikinci dalgaya karşı hazırlıksız yakalanarak bizi ne denli zor iktisadi koşulların beklemiş olduğunu şimdiden söyleyebilirim " diye konuştu.  Türkiye'de rakamlarla istenildiği gibi oynandığını savunan Göksel, esas itibariyle büyümenin yüzde -13,8 değil, dolar bazında hesaplandığında yüzde 29 olduğunu, büyümenin yüzde -13,8 çıkmasının nedeninin Türk Lirası olarak hesaplanılmasından kaynaklandığını belirtti. Göksel, buna karşın kişi başı milli gelir, borç, cari açık gibi tüm iktisadi verilerin uluslararası normlarda dolar üzerinden hesaplandığını, burada iktisadi bir oportünizmle dolar hesapları arasına TL sıkıştırılarak rakamlar çarpıtıldığını söyledi.
milligate
199
Bu haber toplam 968 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.5100
€ Euro
1.9750
IMKB
60.737
Altın
56.67
    Anket
    Türkiye ekonomisi umut vaadediyor mu?
    Evet
    Hayır
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008