|
Davutoğlu, Avrupa Birliği dış politika yüksek temsilcisi Javier Solana’nın "İran’la nükleer müzakerelerin büyük ihtimalle Türkiye’de gerçekleşeceği" açıklamasına ilişkin, "Ekim ayı içinde bir toplantı için belli bir anlayış mutabakatı var. Biz Türkiye olarak taraflara her türlü katkıyı yapacağımızı söyledik. Ev sahipliği söz konusu olursa da bu konuda da imkan sağlayacağız, gelişmeleri takip edeceğiz" dedi. -Davutoğlu, ABD’nin Türkiye’ye 7,8 milyar dolarlık Patriot PAC-3 füzesi satması konusunun, komşu ülkelerle problem anlamına gelmeyeceğini ifade ederek, "Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak güvenlik politikalarımız devam edecek. Bunların ikisi birbirine alternatif değil. Bu herhangi bir komşumuzdan tehdit beklediğimiz anlamına gelmez" diye konuştu.
Davutoğlu, Avrupa Birliği dış politika yüksek temsilcisi Javier Solana’nın "İran’la nükleer müzakerelerin büyük ihtimalle Türkiye’de gerçekleşeceği" açıklamasına ilişkin, "Ekim ayı içinde bir toplantı için belli bir anlayış mutabakatı var. Biz Türkiye olarak taraflara her türlü katkıyı yapacağımızı söyledik. Ev sahipliği söz konusu olursa da bu konuda da imkan sağlayacağız, gelişmeleri takip edeceğiz" dedi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Ermenistan Protokolü" ve "Kafkaslar’daki gelişmeler" konusunda bilgi vermek üzere DSP Genel Başkanı Masum Türker ile parti genel merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık bir saat süren ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, muhalefet ile görüşmelerin ayrıntılarının yanı sıra, dış politika gündemine ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. DSP Lideri Türker’le yaptıkları görüşmede Kafkasya bölgesindeki gelişmeler, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi konularını ele aldıklarını söyleyen Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, görüşmelere ilişkin "Olmuş bitmiş bir şeyi önümüze getirmek için geldiler" yönündeki eleştirisini ise, "Süreç ile ilgili Mayıs ayında görüştüğüm tüm genel başkanlara hükümetimizin ve Sayın Başbakanımızın talimatları doğrultusunda bilgi vermiştik. Ancak bugün daha detaylı bir bilgilendirme oldu. Çünkü bu zaman süresi içinde Kafkasya’da bu normalleşme süreci ile ilgili birçok gelişme yaşandı. Bu noktalarda bilgilendirdik. Ben de çok istifade ettim gerçekten çok faydalı görüşmeler oldu" sözleriyle değerlendirdi. Davutoğlu, "Ermenistan açılımına" muhalefetten destek olup olmadığı yönündeki soruya ise şöyle yanıt verdi: "Benim muhalefet adına konuşmam doğru değil. Benim vazifem Türk dış politikasının yürütülmesi, muhalefetimizi Bakanlar Kurulu’nda aldığımız kararlar doğrultusunda bilgilendirmek. Bu sürecin arka planında çok kapsamlı bilgi alışverişi oldu. Dolayısıyla bizim için önemli olan muhalefetin farklı görüşe sahip olması değil. O zaten doğası gereği muhalefetimizin farklı görüşe sahip olması hepimizin saygı duyması gereken bir husus. Ama muhalefetin bizim bilgi temelli olarak yani sağlam bilgilere sahip olduktan sonra muhalefet etmesi, bu bilgileri değerlendirerek görüş bildirmesi bizim için önem taşır." -"FÜZELERLE, KOMŞULAR BİRBİRİNİN ALTERNATİFİ DEĞİL"- Davutoğlu, ABD’den patriot füzelerinin alınması konusunun, ’komşularla sıfır problem politikasını savunan bir ülke olunması’ bakımından eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine, basına yansıyan haberlerin tümünü doğru kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi. Ancak ’komşularla sıfır problem’ ilkelerinin devam edeceğini belirten Davutoğlu, "Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak güvenlik politikalarımız devam edecek. Bunların ikisi birbirine alternatif değil. Herhangi bir komşumuzdan tehdit beklediğimiz anlamına gelmez" dedi. -"TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ SURİYE VE IRAK’LA İRTİBATLI"- Davutoğlu, yarın Türkiye’yi ziyaret edecek olan Suriye Devlet Başkanı’nın ’Silah bırakılması halinde Suriyeli PKK’lılara kapımızı açarız’ şeklindeki açıklamalarının gelinen nokta itibariyle tatmin edici olup olmadığının sorulması üzerine ise şunları şunları söyledi: "Şimdi biz bölgemizde, özellikle komşu ülkelerle Suriye ve Irakla ortak bir güvenlik anlayışına sahibiz. Suriye’nin güvenliği ile Türkiye’nin güvenliği ile irtibatlıdır, Irak’ın güvenliği ile aynı şekilde. Dolayısıyla Suriye ve Irak’ta güvenlik alanı olmadan Türkiye’nin tam güvenli olması söz konusu değildir, bu tersi için de geçerli. Suriye ile de Irak’la da çok kökleşmiş güvenlik mekanizmalarımız var. Ben son Irak ile Suriye arasındaki gelişmelerin yaşandığı dönemde iki taraf arasında görüş alışverişinde bulunmak üzere Suriye’ye gittiğimde de Devlet Başkanı Sayın Beşir Esat’ın bu konuları çok ele almıştık ama kapsamlı görüşmeler tabi Sayın Başbakanımızla burada yapılacak görüşmelerdir. Fakat biz Suriye ile her zaman tam bir işbirliği anlayış içinde olduğumuz için bundan sonra da bu sürecek." -"TAVSİYEMİZ MÜZAKERELERİN BİR AN ÖNCE BAŞLAMASI"- Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yine bir soru üzerine, Avrupa Birliği dış politika yüksek temsilcisi Javier Solana,’nın "İran’la nükleer müzakerelerin büyük ihtimalle Türkiye’de gerçekleşeceği" açıklamasına ilişkin olarak da "Ekim ayı içinde bir toplantı için belli bir anlayış mutabakatı var. Biz Türkiye olarak taraflara her türlü katkıyı yapacağımızı söyledik. Ev sahipliği söz konusu olursa da bu konuda da imkan sağlayacağız, gelişmeleri takip edeceğiz" diye konuştu. Nükleer program çerçevesinde, İran’ın batıyla ve müttefik ülkelerle olan ilişkilerinde gerginliğin tırmanmamasına çok önem verdiklerini ifade eden Davutoğlu şöyle devam etti: "Bu görüşmelerle ilgili takındığımız tavır bölgelerimizin nükleer silahlardan arındırılması, bölgemizin nükleer tehdit dışında kalması ilkesiyle de uyumludur. Bu görüşmeler çerçevesinde bizim iki tarafa da tavsiyemiz bir an önce müzakere sürecinin başlaması yönünde olmuştur. İran’da bu konuda çok olumlu bir tutum görmüştük. Dün sabah Sayın Solana ile kapsamlı bir telefon görüşmesi yaptım ve İran intibalarımı kendisi ile paylaştım. Daha sonra İran Dışişleri Bakanı ile görüşmem oldu. Onunla da Solana ile görüşmemi anlattım. Daha sonra Avrupa Birliği Dönem Başkanı ile görüşmem oldu. Bugün de ABD, İngiltere ve Fransa Dışişleri Bakanları ile görüşmelerimi sürdüreceğim. Bir an önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde bir müzakere sürecinin ilan edilmesi, bu sürecin başarılı şekilde yürütülmesi bakımından önemli. Gördüğüm kadarıyla Ekim ayı içinde bir toplantı için belli bir anlayış mutabakatı var. Biz Türkiye olarak taraflara her türlü katkıyı yapacağımızı söyledik. Ev sahipliği söz konusu olursa da daha önce Solana-Laricani görüşmesinin 2007’de gerçekleşmesi gibi bu konuda da imkan sağlayacağız, gelişmeleri takip edeceğiz." -TÜRKER: "BİZİM EN BÜYÜK ÇEKİNCEMİZ KARABAĞ"- Davutoğlu’nun açıklamalarının ardından, konuşan DSP Lideri Masum Türker ise, Türkiye-Ermenistan ilişkileri hakkında, "Bizim en önemli çekincemiz, Karabağ’la ilgilidir ve Azerilerin bu konudaki çekincelerinin ve istemlerinin dikkate alınmamış olmamasıdır" dedi. Ermeni yetkililerin protokol imzalansa ve sınır açılsa dahi Kars Antlaşması’nı tanımama yönünde düşünceye sahip olduklarını Davutoğlu’na hatırlattıklarını belirten Türker, arabulucu olarak İsviçre’nin seçilmesinin de ’meseleyi zayıflattığını’ düşündüklerini söyledi. haberx
.117 |



