Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    KONYA 11.03.2010
İmsak
-
4:39
Güneş
-
6:01
Öğle
-
12:07
İkindi
-
15:23
Akşam
-
18:01
Yatsı
-
19:16
Yazı Karakteri Boyutu:
   
14 Kasım 2008 Cuma 14:16
  Adnan ÖNAL
  
Küresel Krize Dair Ne Varsa
 
Amerika ‘da başlayan tüm dünyada etkisini gösteren ekonomik krizin ülkemizi etkilememesi söz konusu bile değildir. Mali sektördeki paranın gerçek sahiplerinin varlıklarını yani bir değer aracı olan parayı istemeleri sonucunda kriz çıkmıştır. Hisse senedi tahlil, bono, fon gibi değerli kâğıtların yerine arkadaş ben paramı isterim deyince ortalık karışmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti YTL ‘si değer kaybetmiştir. Bu durum enflasyon ve faizin yükselmesine sebebiyet verecektir. Enflasyondaki artış gelir dağılımını kötüleştirirken faiz oranının yükselmesi inşaat otomotiv gibi birçok sektörü olumsuz etkileyecektir. Faiz oranındaki artış gelir dağılımındaki adaletsizliği ve yatırım talebini azaltacaktır. Enflasyonla artan mal ve hizmet fiyatları satışları düşürecek üretim azalacak ve işsizlik artacaktır. Devlet işsizlik nedeniyle vergi mükellefi kaybederek enflasyonla vergi gelirlerinde azalma görülecektir. Bu durumda bütçe açığı büyüyecek vatandaşa yansıması ise artan vergiler ve zamlar olacaktır.
Acaba dünya küresel kriz yaşarken petrol fiyatları neden düşmektedir. Bunun cevabı para talebini artırmaktır. Elinde para olanlar faiz oranlarını da belirler. Dolayısıyla kriz derinleşecek ve bizi de teğet geçmeyecektir.
Türkiye de cari açık 50 milyar dolardır. Petrol fiyatları 140 dolar seviyesinden 70-65 dolar seviyesine inmiştir. Bu düşüş Türkiye de vatandaşa çok az yansıtılmıştır. Elektrik Üretiminin %50 ‘sini doğalgazdan karşılayan Türkiye döviz kurunu Yüksekliğini bahane ederek elektrik ve doğal gaza zam yapmıştır. Sonuçta, cari açıkta düşme sağlanacaktır. Elektrik zamları, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesini daha cazip hale getirmek için yapılmıştır. Fatura yine vatandaşa kesilmiştir.
Enerji zamları sanayi sektörünü olumsuz etkileyecektir. Sanayi üretiminde düşme GSYH’ DA büyüme oranın da düşmesi demektir. Üretim düşünce yatırım azalacak büyüme azalacak buda durgunluğa (resesyon) sebebiyet verecektir. Ekonomik hayat canlılığını kaybedecek üretim faaliyetleri daralacak bir duraklama evresi başlayacaktır. Resesyon; reel gayri safi yurt içi hâsılanın 2 veya daha fazla çeyrek yıllık periyot da arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. Uzun süren Resesyon ekonomik çöküntüdür.
Hükümetin acilen yapması gereken şeyler şöyle sıralaya biliriz.
  1. Reel ücretlerin (işçi, emekli, memur, Vb.) yükseltilmesi . Bu durum talebi yükseltir. Talep artınca üretim artar istihdam artar maliyet azalır, enflasyon düşer, ekonomi canlılık kazanır.
  2. İstihdam üzerindeki vergi ve yükümlülüklerin düşürülmesi,
  3. KDV, diğer vergi ve yükümlülüklerin oranın da düşürülme yapılması,
  4. Sanayi üretim maliyetlerini düşürmek için enerji fiyatlarının düşürülmesi,
  5. Ara malı, hammadde ve mamul ithalatının kısıtlanması,
  6. Kamu yatırımlarının artırılması,
  7. Kobilere üretim artırmak için ucuz kredi verilmesi (Türkiye üretimin %98’ini Kobiler gerçekleştirir ama kredilerin %5’ini kullanır. Bu tezadın ortadan kaldırılması gerekir.)
    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.5340
€ Euro
2.0950
IMKB
52.377
Altın
54.61
    Anket
    Türkiye ekonomisi umut vaadediyor mu?
    Evet
    Hayır
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008